İçeriğe geç

Etiket: de

Asabi davranmak ne demek ?

Asabi Davranmak Ne Demek? Edebiyatın Kalbinde Öfkenin Sessiz Yankısı Kelimenin Gücüyle Başlayan Bir Yolculuk Kelimeler, insanoğlunun en eski aynalarıdır. Bir duyguyu, bir anıyı ya da içsel bir fırtınayı kelimeye dönüştürmek, onu hem anlamak hem de dönüştürmektir. “Asabi davranmak” ifadesi, yüzeyde öfkeyle, sabırsızlıkla veya kontrolsüz bir tepkiyle ilişkilendirilse de; edebiyatın geniş penceresinden bakıldığında, bu davranış biçimi çok daha derin bir iç hesaplaşmanın, kırılganlığın ve bastırılmış duyguların dışa vurumudur. Edebiyat, öfkeyi yalnızca bir patlama olarak değil, insanın kendi iç labirentinde yankılanan bir çığlık olarak okur. Asabiyetin Edebî Yüzü: Karakterlerdeki Kırılma Noktaları Edebî karakterler, insan doğasının en incelikli temsilcileridir. Asabi davranmak, çoğu kez…

12 Yorum

Muhammed Avvame nereli ?

Muhammed Avvame Nereli? Kültür, Kimlik ve Manevi Coğrafyanın İzinde Giriş: Antropoloğun Daveti Bir antropolog olarak dünyayı anlamak, yalnızca coğrafyayı değil, insanın içsel haritasını da okumaktır. Her isim, her gelenek, her sembol; bir toplumun kendini ifade etme biçimidir. Bu bağlamda Muhammed Avvame’nin kimliği ve kökeni, yalnızca bir doğum yeri sorusuyla sınırlı değildir. Onun nereli olduğu sorusu, bir kültürel kimlik, bir dini hafıza ve bir topluluk aidiyeti araştırmasıdır. Bir Bilginin Coğrafyası: Suriye’nin Kültürel Katmanları Muhammed Avvame, Suriye’nin köklü şehirlerinden Halep’te doğmuştur. Halep, yüzyıllardır İslam medeniyetinin ticaret, sanat ve düşünce damarlarının kesiştiği bir merkezdir. Roma, Bizans, Emevi ve Osmanlı dönemlerinde farklı dinlerin, dillerin…

14 Yorum

Göz tembelliği nelere yol açar ?

Göz Tembelliği: Görmenin Felsefi Derinliklerinde Bir Yolculuk Bir filozof için görmek, yalnızca fiziksel bir eylem değildir; varlığın ve bilginin temelidir. Göz tembelliği — yani bir gözün diğerine göre daha az etkin çalışması — bu anlamda sadece tıbbi bir durum değil, aynı zamanda algı, farkındalık ve hakikatle ilişkimizi sorgulatan bir felsefi durumdur. “Göz tembelliği nelere yol açar?” sorusu, bedensel bir rahatsızlıktan öte, insanın dünyayı nasıl gördüğü, gördüğüne ne kadar inandığı ve görmediğini nasıl anlamlandırdığı üzerine düşünmeye çağırır. Bu yazıda göz tembelliğini etik, epistemolojik ve ontolojik bir mercekten ele alarak, görmenin sadece bir duyusal değil, aynı zamanda varoluşsal bir deneyim olduğunu tartışacağız.…

12 Yorum

Göstermeci üslup nedir ?

Göstermeci Üslup Nedir? Felsefi Bir Okuma: Görünüş, Hakikat ve Temsilin Gerilimi Bir filozofun gözünden bakıldığında, göstermeci üslup yalnızca bir ifade biçimi değil, hakikat ile görünüş arasındaki o kadim gerilimin sahnesidir. İnsan, varoluşunu her zaman bir biçimde “göstermiştir” —düşüncesini, duygusunu, iktidarını, hatta erdemini bile. Ancak gösterme, temsil ile öz arasında sürekli bir etik, epistemolojik ve ontolojik gerilim yaratır. O halde sormalı: Bir şeyi göstermek, onu gerçekten var kılar mı? Yoksa her gösteri, hakikatin sahte bir yankısı mıdır? Göstermeciliğin Kökeni: Antik Retorikten Modern Kimliğe Antik Yunan’da sofistlerin söylem anlayışı, hakikatin kendisinden çok, inandırmanın gücüne dayanıyordu. Bu anlamda, gösteri ve ikna arasında ince…

12 Yorum

Açlık otu ödem atar mı ?

Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Bilginin İyileştirici Rolü Eğitim, sadece bilgi aktarmak değildir; bireyin düşünme biçimini, davranışlarını ve karar alma sürecini dönüştürmektir. Bir eğitimci olarak, öğrencilerime her zaman “öğrenmek, değişimin en kalıcı yoludur” derim. Çünkü öğrenme, sadece akılla değil, bilinçle de ilgilidir. İnsan bir konuyu gerçekten öğrendiğinde, hayatına dokunacak yeni farkındalıklar kazanır. “Açlık otu ödem atar mı?” sorusu da, bu farkındalığın sınandığı noktalardan biridir. Yalnızca bir sağlık merakı gibi görünse de, aslında bilginin nasıl edinildiği ve nasıl değerlendirildiği üzerine pedagojik bir sorgulamayı gerektirir. Açlık Otu ve Bilgi Kaynağı: Öğrenmenin Eleştirel Boyutu Modern bilgi çağında insanlar, bir tıklamayla milyonlarca bilgiye ulaşabiliyor. Ancak…

10 Yorum

Hanim diye kime denir ?

Hanım Diye Kime Denir? (Bir Kelimenin Bilimsel ve Kültürel Yolculuğu) Bazı kelimeler vardır ki, sadece bir ses dizisinden ibaret değildir. “Hanım” kelimesi de onlardan biridir. Gündelik konuşmalarımızda o kadar sık kullanırız ki — “hanımefendi”, “hanım kız”, “hanım abla” gibi — ama durup hiç düşündük mü: Hanım diye kime denir, gerçekten? Bu yazıda, dilbilimden sosyolojiye, psikolojiden kültürel antropolojiye kadar uzanan çok katmanlı bir bakışla bu kelimenin arka planına bilimsel ama herkesin anlayabileceği bir dille ışık tutacağız. Kelimenin Kökeni: Dilden Gelen Asalet “Hanım” kelimesi, Eski Türkçedeki “qanım” ya da “hanım” biçimlerinden türemiştir ve “soylu kadın”, “liderin eşi” veya “saygıdeğer kadın” anlamlarına gelir.…

10 Yorum

Harput köftesi hangi yöreye ait ?

Harput Köftesi Hangi Yöreye Aittir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme Yemekler sadece karnımızı doyurmakla kalmaz, aynı zamanda bir kültürün, bir toplumun en derin değerlerini, tarihini ve sosyal dinamiklerini de taşır. Bugün size, bu yemeklerden biri olan ve adını duyduğumuzda aklımıza hemen Elazığ’ı getiren Harput Köftesi hakkında konuşmak istiyorum. Ancak, bu kez sadece köftenin tadından bahsetmeyeceğiz. Onu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamiklerle harmanlayarak, bu lezzetin bize ne söylediğini anlamaya çalışacağız. Çünkü bir yemek, bize yalnızca mutfak kültürünü değil, aynı zamanda toplumları ve toplumsal yapıları da anlatır. Harput Köftesi, adını tarihi Harput beldesinden alır ve…

14 Yorum

Endamlı kime denir ?

Endamlı Kime Denir? Toplumsal Normlar ve Güzellik Algıları Üzerine Bir Analiz Toplumsal Yapılar ve Bireyler: Bir Araştırmacının Samimi Girişi Toplum, bireylerin kimliklerini, davranışlarını ve dünyayı algılayış biçimlerini belirleyen karmaşık bir yapıdır. Ancak bu yapılar, zamanla sadece bireyleri şekillendirmekle kalmaz, aynı zamanda onlara belli normlar, değerler ve estetik ölçütler dayatır. Bu yazıyı yazarken, toplumsal yapılarla bireylerin etkileşimini, özellikle de güzellik ve çekicilik gibi kavramların nasıl toplumsal olarak inşa edildiğini ve cinsiyet rollerinin bu inşadaki rolünü anlamaya çalışıyorum. Toplum, bedeni estetik bir nesne olarak değerlendirir ve bu değerlendirme, belirli normlara dayalıdır. “Endamlı” kelimesi, güzellik, çekicilik ve zarafet gibi niteliklerin toplumsal bir ifadesi…

6 Yorum
Hipercasino mecidiyeköy escort
Sitemap
hiltonbet giriş